Ilk konusmaya baslayan Sedef Avci oluyor:
''1997'den bu yana mankenlik yapiyorum.
Ama ben sürelik etrafta görunen mankenlerden degildim. Sadece saygin modacilarin islerinden yer aldim. Sonra reklam filmlerinde oynamaya basladim. Ve ardindan dizi taklifleri geldi. Mankenlikten keyif aliyorum. Ama ayni zamanda oyunculuktan da keyif aliyorum. Cunku gercek hayatta disa donuk ve rahat bir insan degilim.
Oyunculuk yaparken normal hayatimda olmadigimkadar rahat hissediyorum."
Kivanc Tatlitug'un oyunculukla olan hikayasi ise cocukluk yillarina dayaniyormus. Ilkokulda cocuk oyunlariyla baslamis bu ise.
"Aslinda ben de Sedef gibiyim. Utangac bir yapiya sahibim ve kendimi en cok sahnede ozgur hissediyorum. Bircok isi ayni anda yapmak da cok
hosuma gidiyor. Hen okuyorum, hem oynuyorum, hem de podyumdayim" diyor.
Dizide birbirine dokunmadan yasanan bir aski anlatiyorsunuz. Sizce ten tene degemeden ask yasanabilir mi ?
SA: Hayatimda dizi disinda boyle bir seye sayit olmadim. Ben zaten evliyim ve boyle bir ask yasamama gerek yok. Ama sevdigi kirilacak diye dokunamamak cok ibret verici bir ask.
KT: Ben de dizi disinda boyle bir sey gormedim ama askin yasanmasi icin tenin tene degemesi gerekmiyor. Gunun birinde biraraya gelme umudu olsa askima dokunmam, beklerim.
Sedef hanim sizi Berguzar Korel'e benzetiyorlar...
SA: Bunu cok sik duyuyorum. Hatta yolda Sehrazat diye cevirip konusanlar oluyor. Ancak ikimizin de cikis donemleri farkli. Ona benzemeye calistigimi dusunenler olabilir. Binbir gece tuttu diye ona benzeyen bir is yaptigimizi da dusunebilirler. Ama ben kac senedir bu isi yapiyorum ve ben de sacami tepeden topluyorum0 Herkes birbirine benzeyebilir. Ne yapabilirim.
Rahatsiz olmuyor musunuz ?
SA: Hayi ama simdi sacimi toplayamiyorum. Aslinda bence de birbirimize benziyoruz. Onun gibi guzel ve basarili bir kadina benzemekten rahatsiz degilim. Yeter ki dozunda olsun.
KENDIMI HUZURLU HISSETTIGIM YER EVIM
Ikinizde cok gencsiniz. Her adiminiza dikkat etmek zorunda olmak sikici degil mi ?
SA:Ben zaten evcimenimdiz. Evimde vakit gecirmekten acayip zevk aliyorum. Film izlemek ve kitap okumak en sevdigim sey. Islerin yogunlugundan kitap okumayi ozledim. Esimle, arkadaslarimla sohbet etmeyi ve yemek yapmayi cok seviyorum.
KT: Kendimi en huzurlu hissetigim yer evim. Zaten orada yapacak cok is var. Cok genis bir sinema arsivim var ve surekli film izliyorum. Onun disinda model ucak hobim var ve birkac tane ucagim var.
Butun parcalarini siz yapiyorsunuz ve takiyorsunuz. Benzinle calisiyor, ucuruyorsunuz ve indiriyorsunuz. Cok keyifli bir is.Ayrica spor da yapiyorum.
Sohret ve evliligin birarada yurumedigi soylenir...
Zor oluyor mu evden sete, setten eve ?
SA: O kiminle evli olduguna bagli. Benim icin hic zor gegil.
KT: Bir taraftan okulum, diger yandan is var. Herkesin aska ihtiyaci var ve bende o duygu eksik.
Ne zaman karsima cikar, bilmiyorum. Cunku ask pazardan domates almaya benzemiyor.
Kivanc bey yine evli bir kadinla basrol oynuyorsunuz. Cikacak ask dedikodularina gardinizi aldiniz mi ?
KT: Ben cikan haberlere guluyorum.
Stresli bir is yapiyoruz ve yogun calisiyoruz. Arada bir gulmek lazim. Boyle haberler insanlari gulduruyor. Biz ne yaptigimizi cok iyi biliyoruz.
Profesyonel bir is. Birlikte calisiyoruz ve arkadasiz.
Rolunuze kendinizi kaptirdiginiz, disarida ayni Menekse gibi baktiginiz oluyor mu mesela ?
SA: Evet, ilk bolumun o kadar etkisinde kalmisin ki hala Menekse gibi baktigim soylenebilir. Bazen oyndigim rolden cikamiyorum.